mutfak (cucina) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak (cucina) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2008 Salı

Cremeria Milano

İtalyan dondurmasının meşhuru, aslında Romalı olanıdır biliyorsunuz. Ama günün birinde Milano’dan çıkar gelir bi dondurma işte, böyle Roma’ymış, Kahramanmaraş’mış falan hepsini unutturur size!

Neden mi bahsediyorum? Hayatımda yediğim en güzel çikolatalı dondurmayı yapan Cremeria Milano’dan... Bu kutsal mekan, Galatasaray’dan Tünel’e doğru giderken sağda, İstiklal Caddesi üzerinde yer alıyor ve rengarenk, çeşit çeşit dondurmalarıyla tüm dondurma düşkünlerini (hatta olmayanları bile) mıknatıs gibi kendine çekiyor.

Cremeria Milano, İtalyan usulu dondurmanın İstanbul’daki -bence- tek adresi. Ayrıca dondurması, İtalya’da yediğim dondurmaların hepsinden daha güzel neredeyse (Aaa, Roma'daki Giolitti hariç tabii!) Yani utanmasam, İtalya’nın en güzel dondurması İstanbul’da satılıyor diyicem! :)))

Dükkanın sahibi duyduğum kadarıyla birkaç yıl önce gezmek için İstanbul’a gelmiş ve İstiklal Caddesi’ndeki potansiyeli görünce dondurma zincirinin bir halkasını da buraya açmaya karar vermiş. Ne iyi etmiş!


Bağımlı olmanız için bir kez denemeniz yeterli. Çeşitler gerçekten çeşit çeşit :) Öyle sıradan şeyler de değiller. Ne biliym, nutella’lı var mesela, baileys’li, tiramisu’lu, çikolata parçacıklarıyla dolu naneli... Dondurmalar krema kıvamında, ama fazla yağlı değil, fazla şekerli değil, hiç bir şeyleri fazla değil. Herşey gerçekten tam kıvamında. Meyveliler ise, meyveli dondurma değil de dondurulmuş meyve tadındalar! Nefis, ferahlatıcı...

Biz, her Beyoğlu seferimizin başında sonunda bir yerlerde mutlaka Cremeria Milano’ya uğruyoruz. Başta kızım olmak üzere herkes elindeki dondurmayı hızlıca bitirip, diğerininkine sulanmaya çalışıyor. Mekandan, ortamdan fazla birşey beklemeyin, zaten dondurmayı yerken hiç umrunuzda olmayacak emin olun.

Yaz bitmeden hemen gidin.
Yaz bitince de gidin.
Hep gidin!

Ve hangisinden yesem acaba diye kara kara düşünürken kulaklarımı çınlatın! Ya da düşünmeyin, önce çikolatalıyı deneyin (mmmhh!) sonra her gittiğinizde başka birini...

**********************

Cremeria Milano

Si sa che il gelato famoso d’italia e’ quello romano. Ma un giorno, ad un tratto, e' arrivato un gelato da Milano che ci ha fatto dimenticare totalmente quello gelato famoso di Roma, e di Kahramanmaras e anche tutto il resto.

Di che cosa parlo? Parlo di Cremeria Milano che fa il gelato al cioccolato piu' buono che io abbia mangiato. Questo posto sacro che attira tutti gli appassionati di gelato come una magnete con i gelati vari e colorosi, e' situato a destra sull’İstiklal camminando da Galatasaray verso Tünel.

Cremeria Milano e’ l’indirizzo unico -per me- di gelato italiano a İstanbul. Inoltre, il gelato e’ piu’ buono degli altri gelati che ho mangiato in Italia (Escluso Giolitti a Roma!). Cioe’, esagerando posso dire che il gelato piu’ buono d’Italia si trova a İstanbul!!! :)))

La padrone di questa gelateria e' venuta ad İstanbul per la vacanza, alcuni anni fa. Vedendo la potenziale d’İstiklal, ha deciso di aprire una gelateria anche qui. Che bella decisione, no?!

Una volta basta per diventare dipendente. I gelati sono veramente vari e non sono ordinari. Che ne so? C’e’ gelato con nutella per esempio... baileys, tiramisu, gelato alla menta con pezzi di cioccolato... Sono cremosi, ma non sono troppo dolci o troppo grassi... Tutto sta bene. Sorbetti di frutta sono piu' come i frutti gelati, che i gelati ai frutti. Freschi, buonissimi...

Noi, ogni volta ci stiamo sull’İstiklal, ci fermiamo a Cremeria Milano per sicuro. L’interno, l’ambiente non e' cosi impressante. Ma io sono sicura che non velo accorgerete mangiando il gelato.

Andate a Cremeria Milano prima che finisca l’estate.
Andate li anche dopo l’estate.
Andate li sempre!












21 Haziran 2008 Cumartesi

İtalyan Mutfağı


Türkiye’de yeni çıkmaya başlayan "nefis" bir dergi var, farkında mısınız? Bu derginin konusu da adı da "La Cucina Italiana" yani İtalyan mutfağı. Bunu anlamak için İtalyanca bilmeye gerek yok diye düşünürdüm ama eşim bu sabah "çuçina" nasıl okunuyor diye sorduğundan beri emin değilim! :) Ben dergiyi aldım, okudum, inceledim ve çok beğendim. Size de biraz bahsetmek istiyorum. İtalyan kültürüne dair bir günce yapmaya başlayıp da hemen İtalyan mutfağı üzerine bişeyler yazmamak ayıp olurdu zaten, di mi? :)

La Cucina Italiana, İtalya’da çok uzun yıllardır varolan ve ilgiyle takip edilen bir dergi. Tam 79 yıldır yayımlanıyor! Başka ülkelerde de yerel edisyonları mevcut ve oldukça popüler. Nihayet derginin Türkçesi de bu ay piyasaya çıktı, raflardaki ve gönlümüzdeki yerini aldı!

“Sadece yemek tarifleri değil, yemek kültürünün de doğru adresi olan La Cucina Italiana, pişirme yöntemlerinden malzemelerin tarihsel gelişimine, uzman tavsiyelerinden pratik aşçılık tekniklerine kadar birçok konuda detaylı bilgiler sunan arşiv niteliğinde bir dergi” diyor editör Selda Toptaş.

“Çok güzel, kapsamlı, albenili, doyurucu (ama acıktırıcı da aynı zamanda :)), yemek yapmaktan zevk alanların da, benim gibi mutfakla ilişkisi mesafeli olanların da ilgisini çekebilecek nitelikte” diyorum ben de yemeyi, içmeyi, gezmeyi, öğrenmeyi seven, sade bir vatandaş olarak...

“Amaan vakti olan ev hanımları alsın, okusun, pişirsin” demeyin. Farklı başlıklar altında, en pratiğinden en hesaplısına, en düşük kalorilisinden en gelenekseline, çeşit çeşit ve nefis görünen, iştah açan İtalyan tarifleri mevcut. Tarifler öyle hangi dilden konuştuğunu anlamayacağınız ya da malzemeyi nereden bulacağınızı şaşıracağınız türden değil, gayet anlaşılabilir ve uygulanabilir şeyler. İtalyan peynir türlerinin Türkiye’de kolayca bulabileceğiniz benzerlerini vermişler mesela... "Pecorino" peyniri bulamayanlar, onun yerine Erzincan tulumu kullanabileceklerini de öğrenmiş oluyorlar böylece. Yani dergi çok başarılı bir şekilde lokalize edilmiş bence.

Siz de şöyle pratik ama lezzetli bir menüyle güzel bir “İtalyan gecesi”ne ev sahipliği yapıp arkadaşlarınızı şaşırtmak istemez misiniz? İşte size gayet temalı ve de havalı bir davet fırsatı! :)

Ayrıca şarapla veya zeytinyağıyla ilgili genel kültürünüzü artırmak, İtalya’ya gitmeden önce seyahat ipuçları almak, nerede ne yiyeceğinizi öğrenmek veya İstanbul’daki İtalyan mutfağına dair bilgilerinizi güncel tutmak için bile olsa takip edilesi bir dergi bence. Bu ayki ana konu makarna. Sevmeyen var mı? Mutfaktaki konuk ise Serra Yılmaz. Sevmeyen var mı? Ben şahsen hastasıyım, ikisinin de... Sırf onlar için bile olsa alırdım bu sayıyı.

Bu şık hareketi yapıp, bize nefis “İtalyan Mutfağı”nı kazandırdığı için Ciner Yayın Holding’e teşekkür ediyorum. Umarım en kısa zamanda derginin online edisyonu da Türkçe olarak yayınlanır ve bir tık uzağımızda hazır ve de nazır olur.

Orijinal web sitesine bir gözatın:
http://www.lacucinaitaliana.it/

Afiyet olsun!


















***************************

La Cucina Italiana

Oggi vi parlero’ di una rivista “squisita” che e’ appena uscita in Turchia. E’ sulla cucina italiana e si chiama, senza sorpresa “La Cucina Italiana” :) Comunque, sarebbe un vero peccato cominciare a fare un blog sulla cultura italiana e non scrivere subito sulla cucina italiana, no?

La Cucina Italiana e’ una rivista molto popolare in Italia. Si pubblica da un lungo tempo. Da 79 anni esattamente..! Si segue con passione anche in altri paesi, in altre lingue. Finalmente e’ uscita la prima edizione turca questo mese.

“La Cucina Italiana e’ l’indirizzo giusto non solo per le ricette, ma anche per la cultura culinaria. E’ una rivista da archiviare, che offre informazione sui vari titoli, dai metodi di cottura all’evoluzione storico dei materiali, dai consigli degli esperti alle tecniche pratiche per cucinare” dice Selda Toptaş, il direttore della rivista.

“E’ bellissima, completa, soddisfacente, affascinante, sia per chi ama cucinare sia per chi(come me) ha un rapporto formale con la sua cucina” dico io, una cittadina ordinaria a cui piace semplicemente mangiare, bere, viaggiare ed imparare.

Non pensate che sia una rivista solamente per le casalinghe che hanno il tempo e la voglia di cucinare. Ci sono diverse tipi di ricette per ognuno; menu economico, menu rapido, menu leggerezza... Ma c'e' qualcosa piu' importante: le ricette non sono di una terminologia che non si puo capire o non sono pieno d’ingredienti che non si possono trovare. Sono chiare e pratiche. Hanno dato anche gli uguali dei formaggi italiani che si possono trovare facilmente in Turchia. Cosi, si sa che al posto di “pecorino” si puo usare “Erzincan tulumu”. Cioe' penso che la rivista sia’ stata localizzata con successo.

Chi non vorrebbe dare “una festa italiana” stupendo gli amici con un menu facile ma buono? E’ una bella opportunita’ per diventare la padrona di una festa a tema ed a moda, no?! :)

E’ una rivista da seguire, anche per la cultura di vino ed olio, per i suggerimenti dei viaggi in Italia, piuttosto dove e cosa da mangiare e per tenersi aggiornato della cucina italiana a Istanbul. La protagonista di questo primo numero e' la pasta. C'e' qualcuno a chi non piace la pasta? E "l’ospite nella cucina" e’ Serra Yılmaz. C'e' qualcuno che non l'ama? Io sono pazza di lei. Comprerei questo numero, anche se solamente per loro due...

Ringrazio Gruppo Ciner per questa bella impresa, che ci fa avvicinare alla magnifica cucina italiana. Spero che la rivista sia in edizione anche online, raggiungibile facilmente, sempre alla distanza di un click.

Date un occhio al sito originale:
http://www.lacucinaitaliana.it/

Buon appetito!